Hava sıcaktı ve Sibel palmiyenin altındaki gölgede serinlemek istiyordu. Kışın altında oturduğumuz aynı palmiyeydi. Bülent’i terk etmesinin üzerinden altı ay geçmişti. Belki de daha fazla. Aslında onu terk etme arzusunu ilk defa bu palmiyenin altında dillendirdiğini itiraf etti. Sesinde bir pişmanlık vardı. Bülent’ten ayrıldığından beri başka biriyle birlikte olduğunu görmedim. Belki birkaç kişiyle çıkmıştı. Kısa…
Benim hayatta bazı kurallarım var, onlara uyduğum sürece hiçbir sorun yaşamam ama ne zaman bir kuralı esnetmeye kalksam… Bu kuralların başında da arkadaşlık ortamından sevgili yapmamak var. Çünkü güzel başlayan her şey gibi ilişkilerin de sonu gelir ve aşkla başlayan hiçbir birliktelik aynı güzellikte bir ayrılıkla sonuçlanmaz. Bu nedenle apartmandan, okuldan, mahalleden, işten hiç kimseyle…
Üniversitemin ilk birkaç ayını yurtta geçirdim. İlginç bir deneyimdi; hiç yaşamayanlar için doksanlarda bir üniversite yurdunda yaşamanın nasıl olduğuna dair kesin bir tarif yok. Ben bile aradan geçen otuz yıldan sonra yaşadıklarımı şöyle böyle hatırlıyorum, hatırladıklarım da sadece iyi anılardı. İyiyi ki de sadece onlar kalmış geriye. O iyi anılarda sadece arkadaşlıkla ilgili olanlardı. Demek…
Karanlıktı. Sibel yanımda oturuyordu. Bülent’ten ayrılmalarının üzerinden birkaç hafta geçmişti ama hala görüşüyorlardı. Herhalde sadece arkadaşça takılıyorlardı yoksa Bülent bunalım olmazdı. İyi görünmeye çalışıyordu ama etrafta kimse olmayınca ayrılığı atlatamadığını gizleyemiyordu. Sanırım Sibel’e psikolojisini belli etmemeye çalışıyordu. Güzel bir ilişkileri vardı. Neden ayrıldıklarını bir türlü anlayamıyordum. Neden hala görüştüklerini anlayamadığım gibi. Çiftlerin birlikte olamayacak kadar…
Yeni hayatım harikaydı. Farklı bir çevre, farklı bir iş… Konfor alanımın dışına çıkmış olmak biraz stresliydi belki, evimde hala eşya yoktu ve yeni işimde kabul görebilecek miydim diye de endişeleniyordum fakat tüm bunlara rağmen daha önce örneğini yaşamadığım bu meydan okuma beni inanılmaz heyecanlandırıyordu. Aileme göre hep ana kuzusuydum. Bir nevi ablamın tam tersiydim, bir…

“Denizden fırtınalar ve canavarlar gelir, ama kötülük gelmez”

“Biz ödleklerin nesliyiz ve günlerimiz korku içinde geçer”

“Hep sahte biri olmanın gerçek ama hiç kimse olmaktan daha iyi olacağını düşünmüşümdür.”







“pueritia amicis”
“Bir gün Lars’la ben…” hep böyle bir cümle kurmak istemişimdir ama hiç ünlü arkadaşım olmadı. Arkadaşlarımdan ünlü olan oldu ama onlar da arkadaşım değiller. Arkadaşlık basit iki kelime yer değiştiğinde anlamın farklılaştığı bir cümle değildir. Arkadaşlar değişse de arkadaşlık değişmeden kalır, farklılaşır belki, bireylerin tavırları oranında zayıflar ama yok olmaz, uzun bir aradan sonra bir arya gelindiğinde yeniden güçlenir, bir cenazeyle, bir doğumla, iyi ya da kötünün paylaşımıyla eski halini alır. Arkadaşlık herkesin kişisel serüvenidir.
denizdesekdeolurunıversıtedeısımlerısureklıkarıstıranbırarkadasınherkeseahmetderkenısrarlaonadenizdemesıylebızımıcın
BUADLAANILMAYABASLANDIonuozelkılanbuısımdıvebaskalarıonagercekısmıylehıtapederkenbızonadenızdemeayrıcalıgınısahiptik
Sitedeki tüm yazılar şahsıma aittir, yazılı izin olmaksızın kullanılamaz©