Sibel yanıma taşındığından beri evde çok vakit geçirmeye başlamıştım. Nedeni Sibel’den çok Bülent’ti. O sürekli dışarda olmak isterdi. Kalabalık bir ailede büyümüştü. Etrafında hep bir kalabalığın olmasını isterdi. O gitti gideli evden çıkmaz olmuştum. Oksana ile birlikteyken bu kadar evde kalmazdım. Evde olurdum ama kendi evimde değil. Her gece onlardaydım. Eve sadece üstümü değiştirmek için giderdim. Artık Oksana da yoktu. Dışarı çıkmamı gerektiren bir sebep bulamıyordum.
Sibel’de evcimendi. Bülent ile birlikteyken sürekli bir yerlere gitmek isterdi. Meğer asıl dolaşmak isteyen o değil Bülent’miş. Belki de sadece Bülent’in hayatımızdan çıkmasına alışamamıştık. İkimiz de onu özlemiyorduk. Ama hayatımızda bir eksikliğin olduğu kesindi. Bülent’siz hayattan şikayetçi değildim. Beni daha çok rahatsız eden Oksana’sız kalmaktı. Bülent gibi sürekli etrafımda kadınların olmasına alışık değildim aslında. Ama güzel alışkanlıklar çabuk kazanılırdı. Oksana’yı özlemiyordum. Ancak yanımda olmasını çok istiyordum.
Oksana ile adını koyduğumuz bir ilişkimiz yoktu. Sadece bir süre takıldık diyebilirdim. Oksana hayatını nasıl yaşayacağını kimseye sormayan bir kadındı. Yine de Nermin her gün ilişkimizin nasıl gittiğini sorardı. Oksana hep sadece arkadaşız diye cevaplardı. Sadece arkadaş olma fikri hep hoşuma gitmişti. Benim büyük bir ilişki geçmişim yoktu. Birileriyle çıkmıştım tabi, lisede, ondan önce, ondan sonra. Öyle anlatılacak önemde birliktelikler değildi. Hatta hayat hikayemde değinilmeyecek ilişkilerdi. Bu nedenle Oksana ile sadece arkadaş olmak daha çok hoşuma gitmişti. Sevgili olmak konusunda hiçbir fikrim yoktu. Yalnız arkadaş olmak, işte o konuda iyiydim.
Bazı geceler Oksana’da kalmaya devam ettim. Bazı geceler de o bende kaldı. Hatta o bazı gecelerin çoğunda o bende kaldı. Oksana bende kalmaktan hoşlanmazdı. Benim ev onunki kadar konforlu değildi. Gerçi Sibel taşındığından beri baya bir güzelleşmişti. Evimin tek güzel tarafı konumuydu. Bir de manzarası. Gün doğumunda perdeleri açıp denizi seyrederdik. Yataktan çıkmadan. Bir keresinde bana Sibel ile nasıl gittiğini sordu. Bülent’le gittiğinden daha iyi, dedim. Sibel’in bazen sorun olabileceğini söyledi. Henüz bir sorunla karşılaşmamıştım. Ama her insan biraz sorun olabilirdi. Sibel’in de olması beni şaşırtmazdı. Hiç beklemediğin zamanlarda şaşırtıcı tepkiler veriyor, dedi. Onu ben de fark etmiştim. En mutlu oldukları zamanda Bülent’ten ayrılmasından belliydi. Bir de Bülent’in yerine yanıma taşınmasından. Ama bunlar beni rahatsız etmezdi. Sibel’in arızalarını sorgulayacak kadar normal değildim. Senden hoşlandığını biliyorsun, değil mi? diye sordu. Bilmiyordum. Olduğunu da sanmıyordum. Oksana kıskançlık yapıyor diye düşündüm. Oysa Oksana kıskanç biri değildi. Hiç olmamıştı. Zaten ben de kıskanılacak biri değildim.
